Tatmin Edici Bir Hayat Nasıl Mümkün?

Şu ana kadarki yöntemlerle değil.

Hayatından memnun musun?

Tatmin edici bir hayat yaşıyor musun?

Hayır.

Genel olarak yaptığımız şey tatmin edici olmayan hayatımızın bize fazlasıyla dokunan taraflarını törpülemeye çalışmak.

Problemi kökünden temizlemek yerine buduyoruz.

İstediğimiz bir hayatı nasıl yaratacağımızı bilmediğimiz için eski yöntemleri tekrar tekrar deneyip, yeniden başarısız olup, kendimize daha da kızıyoruz.

Hayat geçiyor.

Deniyoruz.

Bazen hayat “fena da değil” aslında.

Fakat olmuyor; neden?

Vizyon eksik; hayatımızın nasıl olmasını istediğimizi düşünebiyoruz bile, bunu hiç öğrenmedik.

Kendine ait ve kendine göre bir hayat kurmayı öğrenmek yerine, başkalarına göre ve doğal olarak sana ait olmayan bir hayat kurmayı öğrendin.

Eğitim sistemi bunun için vardı.

Hayal edebildiğimiz şeylere bakalım.

Daha fazla para isteyebiliyoruz.

Çünkü daha fazla para ile yapacağımız şeyler sonunca daha iyi bir hayatımız olacak.

Ancak sıradan bir çarşamba günü gidecek bir iş olmasa, sabah kalkınca ilk ne yapmak istediğimizi düşünemiyoruz.

Ya da düşünmeye burdan başlayamıyoruz.

Para hayal kurma adımlarının en sonuncularından olmalıydı belki de, ama ilk önce onu halletmeye çalışıyoruz.

Daha fazla para kazanmayı hayal ediyoruz ancak para bir sorun olmasaydı ne yapardık bunu bilmiyoruz.

Hayal edemiyoruz, çünkü çok büyük bir efor gerektiriyor.

Bu soru “ben kimim” gibi bir soru çünkü.

Çok önemli ve çok yıkıcı bir soru daha sorayım sana:

Problemlerin olmadan kimsin?

Bu derin soruyu düşünmek için zamanımız, enerjimiz, viyonumuz olmadığı için, o gün gelip de “daha fazla paraya” sahip olduğumuzda da ne yapacağımızı bilmiyoruz.

Ve yine aynı şeylerin daha pahalılarını alıyoruz, yiyoruz, görüyoruz.

Olmuyor.

Daha fazla tatil isteyebiliyoruz.

Çünkü daha fazla tatil yaptığımızda daha iyi bir hayatımız olacak.

Fakat tatile ihtiyacımız olmayan bir hayat kurmayı hayal edemiyoruz.

Bu hayal için de yine kendimiz hakkında bilgiye sahip olmamız gerekiyor.

Bu da zaman, enerji ve vizyon gerektiriyor.

Bu zorlu yolculuğa çıkmak yerine zihnen doğruluğuna inandığımız daha fazla tatil seçeneğinin peşinden koşuyoruz.

Ne de olsa akranlarımız Instagram’da öyle yapıyorlar ve mutlular öyle değil mi?

Ellerinde alışveriş torbaları, güneş gözlüklerinin ardından gülümsüyorlar.

Mutlu olmalılar.

Daha fazla sosyal plan isteyebiliyoruz.

Çünkü ne kadar sosyal olursak, ne kadar çok aktiviteye katılırsak hayatımız o kadar iyi olacak.

Fakat yalnızlığımızın gerçek nedenini anlayacak kaynaklara erişimimiz yok.

Bağlılık ve sıcaklık hissedebildiğimiz derin ilişkiler kurmayı bilmiyoruz.

Dinlemeyi ve duygusal farkındalığı öğrenmedik.

Yalnızlığımızı kalabalıklar içerisinde yaşamayı hayal edebiliyoruz anca.

Daha fazla şey öğrenmek istiyoruz.

Ne kadar online kurs, o kadar iyi hayat!

Fakat öğrenmek istediğimiz şeylerin yaşamak istediğimiz hayat ile bağını kuramıyoruz.

Yapmak istediğimiz şey için veya yaşamak istediğimiz hayat için ihtiyaçtan değil, mantıktan ilerliyoruz.

Herkes ne yapıyorsa onu yapıyoruz.

Hayatımızı nasıl yaşayacağımız problemini topluma devretmişiz, oradan görüp öğrenmeye çalışıyoruz.

Daha doğrusu bu problemi beynimize devretmişiz.

Geçmişi yarım yamalak hatırlayan bu organın hatırlayabildikleri ve yazdığı hikayelerle bizi yönlendirmesine izin veriyoruz.

Çevresini yarım yamalak gören bu organın topluma bakıp, kimin neyi neden yaptığını anladığını varsayıyoruz.

Başkaları için geçerli olduğuna inandığımız kuralların bizim için de geçerli olacağını sandığımız bir oyunu oynuyoruz.

Mantıklı olduğuna inandığımız şeyi seçiyoruz.

Bizim olanı değil.

Vizyon eksik dedik, istek de eksik.

Yukarıda bahsettiğim hayalleri kurabilmek için önce vizyona ihtiyacımız var.

Zor olsa da yapmamız gereken işler var demek bu.

Kendimize ait bir hayal kurabilmek için kendimizi tanımaya çalışmamız gerekiyor.

Bir hayale doğru ilerlemek için de o yönde seçimler yapmak gerek.

Şimdiye kadarki seçimlerin seni nereye getirdi?

Vizyonunun da seçimlerinin de değişmesi gerekiyor.

İşte tatmin edici bir hayata giden yol buradan geçiyor.

Eğer bu görüşü değerli bulduysan bu mektubu bir arkadaşınla paylaşarak bana anlamlı bir destek vermiş olursun. (Yazının linki)

Mektuplarımı haftalık olarak almak için bültenime üye ol.

Bu ve buna benzer içerikler için beklerim: